7 Haziran 2009 Pazar

EN İYİ 10 AMERİKAN ANİMASYONU

Özellikle 'Şrek' sonrası patlayan animasyon, ABD’de ilk örneğini 1937’de vermişti. O zamandan beri ise Disney ve rekabetçileri arasında bir endüstri savaşına dönüştü.

1937’de “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” ile piyasaya ilk girişini yapan çizgi filmler, Walt Disney’in hakimiyetinde sürdü 2000’lere kadar. Ancak 1995’de Pixar koluyla üç boyutlu animasyona giriş yapan Disney şirketi, rekabetçilerinin farkındaydı. Zira o yıllarda Spielberg’in Dreamworks şirketi ‘Dreamworks Animation’ adlı kolunu üretmişti. “Karınca Z” (“Antz”), ilk olgunlara uygun üç boyutlu animasyon örneğiydi. Görüldüğü gibi, çizgi film yerine animasyon adını almaya başlandı bu ‘olgunluk’un katkısıyla.

Tabii o dönemde Tim Burton gibi isimler de devreye girdi. Böylece günümüze değin rekabet çok kanallı sürdü. İşte bu toplamın içinde on öne çıkanı...

1-Şrek (Shrek) (2001)

Masalların yapısını tersine çeviren bu yapıt, üç boyutlu animasyon tarihinde çığır açtı. Dreamworks Animation şirketinin sektördeki önemini perçinledi. Sonradan iki de devam filmi üretilen bu özlü çizgi film, postmodern animasyon adı verilen eğiliminin dramatik ve görsel yapısını ilk kullanan eserdi. Öyle ki bütün masallardaki malzemelerden bir ‘bataklık canavarı’ olan anti-kahraman Şrek’i çıkartan yapıt, bu yolla da aşk ve statü hikayesini onun gözünden anlattı.

2-Külkedisi (Cinderella) (1950)

Sinema tarihinin bu ilk Külkedisi (Cinderella) filmi, Walt Disney şirketi açısından da önemli bir yere oturuyor. Şirketin “Pamuk Prenses”ten sonra ikinci önemli animasyon hiti olan bu yapım bu açıdan da kilit bir konuma sahip. Hikayenin özünü bilenler müzikal katkısı ile nasıl bir noktaya gelebileceğini tahmin ederlerse filmin yapısı aşağı yukarı ortaya çıkacaktır. Fareler, köpekler ve kedilerin o zamana kadar en şirin ‘çizgi’ halleri de mevcutlar dahilinde...

3-Neşeli Ayaklar (Happy Feet) (2006)

“İmparatorun Yolculuğu” (“la Marche de l’empereur”) adlı penguenlerle ilgili Fransız belgeselinin büyük ilgi görmesinin üzerine üretilen bir animasyon. “Babe” serisinin arkasındaki şirketin ilk çizgi filmi. Küçükken ‘dans’ etme yeteneğiyle doğduğu için dışlanan bir penguenin hikayesi. Zamanla belgesellerdeki mesajları salgılayıp küreselleşme karşıtı bir söyleme bürünmesi de önemli. Üç boyutlu dünyası açısından herhangi bir tür örneğine benzemiyor.

4-Ölü Gelin (Corpse Bride) (2005)

Dışavurumcu kısa animasyonlarıyla tanıdığımız Tim Burton, bu filminde bu yönünü Viktoryen dönemin aristokrat ailelerindeki iletişimsizliği, basmakalıplığı eleştirmek için kullanıyor. Evlerin içindeki yaşamları koyu mavinin tonlarıyla resmederek bu dünyayı sıkıcı olarak gösteriyor. Tabiri caizse çerçeve tercihlerini de ona göre yapıyor. Baş karakter olarak kullandığı Victor’u ise bu dünyanın sistemine karşı çıkan bir muhalif olarak çiziyor. Zira kahraman, bir anda ‘ölüler dünyası’nın baş mensubu oluveriyor! Yani Burtonesk ve cesur bir masal, animasyonda canlanıyor. Yapıt, Nick Park’ın sinemaya soktuğu top-motion animasyon tekniğinin bir ürünü.

5-101 Dalmaçyalı (One Hundred and One Dalmatians) (1961)

Kürk delisi bir şirket patronu Cruela de Vil’in orta sınıfta bulunan dalmaçyalı cinsindeki köpekleri yakalayıp derilerini yüzme hikayesi, yine o eski model iyi-kötü hikayesiyle sunuluyor. Animasyonun ise farklı bir tekniği var. Önceki Disney animasyonları gibi arka plandaki tek boyutlu mükemmeliyetçilikle gelen; ‘şık’, ‘zengin’ ve ‘basmakalıp’ görüntüler bir kenara bırakılmış. Onların yerini gerçekçi arka plan almış. Adeta ustaca işlenmiş bir kara kalem veya suluboya sergisi gibi duran arka plan görüntüleri, detaylarıyla üç boyutlu animasyonu aratmıyor burada.

6-Arabalar (Cars) (2006)

Araba karakterlerden bir ‘western’ örneği çıkaran yapıt, aslında Amerika’nın çöllerinde geçen ve sistemle ilgili ciddi dertleri olan bir eser. “Oyuncak Hikayesi”nin esas müsebbibi olan, Pixar’ın önemli siması John Lasseter’ın önemsenmese de en ‘dikkat çekici’ eserlerinden biri. Arabaların nasıl farklılaşabileceği üzerine de bir tez ürünü niteliğinde.

8-Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler (Snow White and the Seven Dwarfs) (1937)

Sinemanın ilk animasyonu! Venedik Film Festivali’nde ve Oscarlarda Walt Disney’e de ödül getirmiştir bu yönüyle. Bilindiği gibi üvey annesinden kaçarak ormandaki yedi cücelerin yanına yerleşen pamuk prensesin hikayesini anlatır. Hem de bolca müzik ve şirin karakter içeren bir tek boyutlu animasyonla...

8-Oyuncak Hikayesi (Toy Story) (1995)

Pixar’ın ustası John Lasseter’ın bu ilk animasyonu, aynı zamanda sinemanın ilk bilgisayar animasyonudur. Western kovboyu Woody ile uçabilen action figure Buzz adlı oyuncakların mücadelesini ele alıyor. Tabii gerçek insanların da birincil bir rolü var bu animasyonda. Sonradan bir de devam filmi üretilen “Oyuncak Hikayesi”nin, üçüncü filmi de 2010’da vizyona girecek.

9-Aslan Kral (The Lion King) (1994)

Müzikleriyle ve İncil ile Hamlet’ten etkilenerek oluşturulan hikayesiyle son tek boyutlu animasyon başyapıtı olarak anılan eser, ilginç hayvan karakterleriyle de dikkat çekmiştir. Müzik ve şarkı kategorilerinde iki de Oscar kazandığını ekleyelim.

10-Bir Noel Kabusu (The Nightmare Before Christmas) (1993)

Daha çok Nick Park gibi Avrupalı animasyoncularda gördüğümüz stop-motion animasyon tekniğiyle ABD’de üretilmiş ilk filmlerden biri. Ancak daha çok ‘noel babalı noel filmleri’nin ezberini bozmasıyla dikkat çeken dışavurumcu bir animasyon olmasıyla öne çıkıyor. Tabii müzikal sahneleri de önemli bir parçası bu eserin. Noel, ümitkar değil korkunç!

 

Technorati Etiketleri:

Hiç yorum yok: